On yıldan fazla süredir birlikte kodlayan Shalin ve Kanyes, Hyper adlı yeni girişimleriyle AI ajanlarının şirket içi bilgilere erişimini kökten değiştiriyor. Kurdukları sistem, şirketlerin dağınık haldeki verilerini yapay zekanın kullanabileceği bir ‘şirket beyni’ne dönüştürüyor ve böylece karmaşık görevleri otomatikleştirmeyi mümkün kılıyor.
Hyper, şirketlerin Slack, e-posta, takvim ve dokümanlar gibi farklı kaynaklardan topladığı bilgileri analiz ederek bir bilgi grafiğine dönüştürüyor. Bu grafik, şirket içindeki ilişkileri, kararları ve tercihleri yapılandırılmış bir şekilde saklıyor. Böylece AI ajanları, sadece geçici bilgilere değil, şirketin tarihine ve kültürüne de hakim olabiliyor. Bu yaklaşım, geleneksel bellek sistemlerinden farklı olarak, bilgilerin sadece depolanmasını değil, aynı zamanda güncel ve doğru kalmasını da sağlıyor.
AI ajanlarının en büyük sorunu: Bilgi eksikliği
Günümüzde AI modelleri, karmaşık ve uzun vadeli görevleri yerine getirebilecek kadar gelişmiş durumda. Ancak bu modellerin en büyük handikapı, şirketlerin dağınık haldeki bilgilerine erişememeleri. Örneğin, bir karar şirketin Slack’te tartışılmış, beyaz tahtada çizilmiş ve ardından bir dokümanda özetlenmiş olabilir. Bu bilgilerin hiçbiri AI ajanının doğrudan erişimine açık olmadığından, ajanlar genellikle eksik veya yanlış bilgilerle çalışmak zorunda kalıyor.
Hyper’ın çözümü, şirket içindeki tüm bilgileri tek bir kaynaktan toplayarak AI ajanlarının bu verileri kullanmasını sağlamak. Sistem, bilgileri hem ham halleriyle hem de anlamlandırılmış halleriyle saklıyor. Örneğin, bir çalışanın şirketteki rolü, proje takvimleri ve tercihleri gibi veriler, ajanların karar verme süreçlerinde doğrudan kullanılabiliyor.
Bilgi grafiğiyle şirket hafızası oluşturma
Hyper’ın temelinde yer alan bilgi grafiği, şirket içindeki ilişkileri ve olayları yapılandırılmış bir şekilde saklıyor. Bu grafik, sadece verilerin depolanmasını değil, aynı zamanda ilişkilerin güncel kalmasını da sağlıyor. Örneğin, bir projenin başlangıç tarihinin değiştirilmesi durumunda, sistem eski bilgiyi otomatik olarak güncelleyerek ajanlara doğru verileri sunuyor.
Sistem ayrıca, bilgilerin kimler tarafından erişilebileceğini de yönetiyor. Bu sayede, şirket içindeki farklı ekiplerin aynı soruya farklı yanıtlar alması mümkün hale geliyor. Örneğin, bir CEO’nun ses tonunu ve tercihlerini bilen bir ajan, onun adına e-posta taslakları hazırlayabilirken, teknik bir ekip üyesi farklı bir bakış açısına sahip olabilir.
Gerçek dünya kullanım örnekleri
Hyper’ın erken kullanıcılarından biri, bir CEO’nun şirket içindeki tüm bilgilere erişerek e-posta taslaklarını dakikalar içinde hazırlayabilmesini sağladı. Bu süreç, daha önce saatler alan bir işi Hyper sayesinde sadece birkaç dakikaya indirdi. Bir diğer kullanıcı ise, şirketin ürün geçmişi ve pazarlama stratejisini Hyper’a aktararak bir lansman videosunun senaryosunu tek seferde tamamladı.
Bu başarılar, Hyper’ın AI ajanlarının şirket içindeki verileri ne kadar etkili bir şekilde kullanabileceğini gösteriyor. Sistem, sadece bilgiyi depolamakla kalmıyor, aynı zamanda ajanların bu bilgileri kullanarak daha karmaşık ve değerli görevleri yerine getirmesini sağlıyor.
Gelecekteki potansiyel ve sınırlamalar
Hyper, henüz herkes için uygun bir çözüm olmayabilir. Ancak şirketlerin AI ajanlarından en iyi şekilde yararlanmak isteyenler için önemli bir araç haline geliyor. Sistem, gelecekte şirketlerin AI destekli karar alma süreçlerini kökten değiştirebilir ve otomatikleştirilmiş görevlerin kapsamını genişletebilir.
Hyper’ı denemek isteyenler için üç günlük ücretsiz bir deneme sunuluyor. Sistem hakkında daha fazla bilgi edinmek ve fiyatlandırma seçeneklerini incelemek için şirketin web sitesini ziyaret edebilirsiniz. Hyper, kullanıcıların geri bildirimlerini de dikkate alarak sürekli olarak geliştirilmeye devam ediyor.
Yapay zeka özeti
Hyper, şirket içi bilgileri AI ajanlarının kullanımına sunan yenilikçi bir platform olarak AI destekli otomatikleştirmeyi yeniden tanımlıyor.

