Kurumsal teknoloji sorunlarının çoğu görünmez kalıyor. TeamViewer tarafından gerçekleştirilen ve 9 ülkede 4.200 yönetici ile çalışandan oluşan küresel bir araştırma, dijital işlev bozukluklarının büyük bir kısmının IT yardım masasına ulaşmadığını ortaya koyuyor.
Çalışanlar, yavaş uygulamalar, başarısız giriş denemeleri veya aralıklı aksaklıklar karşısında bu sorunları bildirmek yerine kendi yöntemleriyle çözüm üretiyor. Bu durum, kurumların teknolojilerinin gerçek performansını doğru şekilde değerlendirememelerine yol açıyor. Araştırmaya göre, çalışanlar ayda ortalama 1,3 iş günü dijital engeller nedeniyle kaybediyor. Bu kayıp, geciken projelerden, kaybedilen gelirlere ve hatta artan çalışan devir oranlarına kadar geniş bir yelpazede etkiler yaratıyor.
Araştırmayı değerlendiren TeamViewer Stratejik Teknoloji Başkan Yardımcısı Andrew Hewitt, dijital sürtünmenin gizli maliyetinin ne kadar yaygın olduğunu vurguluyor: “Kurumsal kesintiler sistematik olarak görünür olsa da, asıl sorunlar uygulamaların yavaş çalışması, giriş sorunları veya uyarı eşiklerini aşmayan aralıklı aksaklıklar gibi erken aşamalarda ortaya çıkıyor. Bu küçük sorunlar genellikle rapor edilmiyor veya çalışanlar tarafından normalleştiriliyor, ancak üretkenliği sessizce tüketiyor.”
Dijital Sürtünme Nedir ve Neden Rapor Edilmiyor?
Bağlantı sorunları, yazılım çökmeleri, donanım problemleri ve kimlik doğrulama hataları gibi yaygın dijital sürtünme kaynakları, çalışanlar tarafından giderek normal karşılanıyor. Araştırmaya katılanların neredeyse yarısı, bağlantı sorunlarını en büyük verimlilik katili olarak tanımlıyor.
Çalışanların bu sorunları rapor etmek yerine kendi başlarına çözmeye çalışmasının temel nedeni, IT ekiplerine olan güvensizlik. Bir uygulama aniden kapanıp yeniden başlatılması gerektiğinde veya bir giriş denemesi başarısız olduğunda, çalışanlar genellikle cihazı yeniden başlatmak, farklı bir araç kullanmak veya kişisel telefonlarına yönelmek gibi geçici çözümlere başvuruyor.
Hewitt, “Çalışanlar artık çıktılarını kanıtlamak için daha fazla baskı altında. Bir sorun bildirmenin hızlı bir şekilde çözüleceğine dair güven olmadığında, sistem düzeyinde istikrarlı bir görüntü oluşuyor, ancak çalışan deneyimi sessizce kötüleşiyor” diyor.
Kurumlar Dijital Sürtünme Nedeniyle Ne Kadar Üretkenlik Kaybediyor?
Bu sorunların işletmeler üzerindeki etkileri sadece zaman kaybından ibaret değil. Araştırmaya katılanların birçoğu, kritik operasyonların geciktiğini, gelir kaybı yaşandığını ve hatta müşteri kaybı olduğunu bildiriyor. Çoğu çalışan, ayda ortalama zaman kaybettiğini belirtiyor ve teknolojinin giderek karmaşık hale gelmesi nedeniyle iyileşme beklemiyor.
İnsan maliyeti ise daha derin. Çalışanlar dijital sürtünmeyi hayal kırıklığı, motivasyon düşüklüğü ve tükenmişlikle ilişkilendiriyor. Birçoğu, bu durumun çalışan devrine de katkıda bulunduğunu ve yeni çalışanların işe alım sürecinin sekiz haftaya kadar uzadığını belirtiyor.
Hewitt, “Çalışanlar günün sonunda üretken ve başarılı hissetmek istiyor. İnsanlar günlük işlerinde ilerleme kaydedemediklerinde hayal kırıklığı artıyor ve tükenmişlik ortaya çıkıyor. İyi teknoloji bir şirketin yetenekleri çekmesinde ana faktör olmayabilir, ancak kötü teknoloji kesinlikle yetenekleri kaybetmesine neden olabilir” diye ekliyor.
Çalışanlar Neden Kişisel Cihazları ve Yetkisiz Araçları Kullanıyor?
İşyeri teknolojisinin sürekli olarak çalışan ihtiyaçlarını karşılamadığı durumlarda, çalışanlar alternatifler arıyor. Katılımcıların önemli bir kısmı, kısa vadede üretkenliklerini sürdürmek için kişisel cihazları veya yetkisiz uygulamaları kullanmayı kabul ediyor. Bu durum, gölge BT olarak adlandırılan ve IT ekiplerinin denetiminden kaçan donanım, yazılım veya bulut hizmetlerinin kullanılmasına yol açıyor.
Hewitt, “Bu durum, IT ortamının çalışan ihtiyaçlarını karşılamadığını gösteriyor. Kısa vadede üretkenliği korusa da, uzun vadede ciddi güvenlik zafiyetlerine, veri sızıntı risklerine ve uyum boşluklarına yol açıyor. İşin büyük bir kısmı IT’nin denetiminden çıkıyor” diye uyarıyor.
Parçalanmış BT Altyapısı Neden Kör Noktalar Yaratıyor?
Dijital sürtünmenin kök nedenlerini bulmak, sadece yardım masası yanıt sürelerini hızlandırmakla kalmıyor. Geleneksel ölçümler olan ortalama çözüm süresi ve bilet hacmi, aslında yaşanan sorunların sadece küçük bir kısmını yansıtıyor. Daha kapsamlı bir bakış açısı, kaybedilen zamanı, aksayan iş akışlarını ve çalışan duygularını cihazlar, uygulamalar ve ağ ortamları genelinde değerlendirmeyi gerektiriyor.
Hewitt, “Liderler, performansı sadece IT biletleri üzerinden ölçmekten vazgeçmeli. Performans, çalışan deneyimi ve gerçek zamanlı dijital çalışma ortamı verilerinin birleşimiyle değerlendirilmeli” diyor.
Parçalanmış altyapıda, cihazlar, uygulamalar ve ağlar ayrı ayrı çalıştığında, IT ekipleri sorunların kök nedenlerini bulmakta veya sistemik sorunları yayılmadan önce tespit etmekte zorlanıyor. Genellikle semptomlara odaklanıp altta yatan sorunları gözden kaçırabiliyorlar.
TeamViewer ONE gibi çözümler, dijital çalışan deneyimi analizlerini uzaktan destekle bütünleştirerek bu boşluğu kapatıyor. Bu sayede IT ekipleri, çalışanlar sorunları bildirmeden önce cihaz ve uygulama sorunlarını tespit edip çözebiliyor. Altyapı istikrarlı ve destek hızlı olduğunda, çalışanların alternatif yollar arama eğilimi de azalıyor.
Dijital sürtünme, kurumların karşı karşıya kaldığı en sessiz verimlilik katillerinden biri. Ancak doğru izleme ve destek stratejileriyle, bu sorunların üstesinden gelmek ve hem iş hem de çalışan deneyimini iyileştirmek mümkün.
Yapay zeka özeti
Kurumlardaki yavaş uygulamalar, bağlantı sorunları ve yetkisiz araç kullanımı, çalışanların ayda 1,3 iş günü kaybetmesine neden oluyor. Dijital sürtünmenin gizli maliyetini ve çözüm yollarını keşfedin.
